"E-REÇETE VE AVUÇ İÇİ DAMAR OKUMA SİSTEMİ" KONULU PANELİN AÇILIŞ KONUŞMASI

Saygıdeğer Konuklar,
Değerli Meslektaşlarım,
14 Mayıs Eczacılık Haftası ile Sosyal Güvenlik Haftasının aynı tarihlere denk gelmesi nedeniyle, Sosyal Güvenlik Kurumu Adana İl Müdürlüğü ile ortaklaşa düzenlediğimiz ve 1 Temmuz 2012 tarihinde tüm Türkiye’de uygulamaya geçmesi düşünülen “e reçete ve avuç içi damar okuma sistemi” ile ilgili uygulamalar hakkında bilgi vermeyi amaçladığımız toplantımıza hepiniz hoş geldiniz.
Konu ile ilgili görüş ve düşüncelerime geçmeden önce 2004 yılı ilaç fiyat kararnamesi değişikliği ile ilaç ve eczacılık alanında yaşanmaya başlanan değişim sürecini, eczacılarımızın bu değişim sürecine bakışını ve bu süreçte yaşadığımız zorlukları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Saygıdeğer Konuklar,
Değerli Meslektaşlarım,
SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devri ve SSK hastalarının serbest eczanelerden hizmet satın almaya başlaması, Yeşil Kart hak sahibi hastaların serbest eczanelerden hizmet satın almaya başlaması, Sosyal Güvenlik Kurumlarının tek çatı altında birleşmesi, aile hekimliği uygulamaları, Medula Provizyon Sistemi, İlaç Takip Sistemi, muayene ücretlerinin eczaneler aracılığı ile tahsil edilmesi, kamu kurum ıskontosu uygulamaları, global bütçe uygulamaları,
Tüm bunların yanında; haftalık ilaç fiyat düşüşleri, sürekli değişen SUT hükümleri ve belki de önümüzdeki dönem eczacılığı ciddi anlamda değiştirecek olan reçetesiz ilaçlarda reklam serbestîsinin yasalaşması ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulması önemli gündem maddeleri olarak karşımızda durmaktadır.
Başlık olarak saydığım maddelere baktığımızda sağlık alanında Cumhuriyet tarihi boyunca gerçekleştirilemeyen değişiklikler, 8 yıl gibi kısa bir sürede gerçekleştirilmiş, ilaç ve eczacılık uygulamaları yeniden şekillendirilmiştir.
Fakat bir taraftan Sağlık Bakanlığı diğer taraftan, en büyük satın alıcı kimliği ile Sosyal Güvenlik Kurumu; ilacın, sağlığın bir yandan sosyal, bir yandan finansal değişikliklerini yasalaştırırken, sağlık alanında uzmanlaşmış hizmet sunucularının ve bunları temsil eden meslek örgütlerinin görüş ve önerilerini ise maalesef göz ardı etmiştir.
Eczacılar ve Eczacı Örgütleri olarak kısa süre içerisinde hayata geçirilen tüm bu değişikliklere ve yeni uygulamalara zaman zaman dillendirdiğimiz karşı çıkışlarımızla birlikte, sağlık sisteminin aksamaması gerekçesiyle ekonomik kayıplarımıza rağmen destek verdiğimiz unutulmamalıdır.
Saygıdeğer Konuklar,
Değerli Meslektaşlarım,
Sağlık ve eczacılık alanında yaşanan radikal değişimler sonucu sağlık harcamalarında artış olması kaçınılmaz bir sonuçtur. Fakat biz eczacılar, son yıllarda yaşamak zorunda kaldığımız global bütçe uygulamaları ile sağlık giderlerinin azaltılamayacağını özellikle ilaç fiyatlarına yapılacak yeni müdahaleler ile bir çok eczacımızın eczanesini kapatmak zorunda kalacağının bilinmesini istiyoruz.
Başta sağlık otoritesi olmak üzere sağlık sisteminin tüm bileşenleri, alacakları ortak kararlar ile akılcı ilaç kullanımı etkin bir şekilde uygulanmalı ve gerektiğinde bütçeden sağlığa ayrılan payı arttırmak suretiyle sağlık sisteminin rahatlaması sağlanmalıdır.
Tüm bunların yanında bizler; birer sağlık danışmanı olarak eczanelerimizde, daha kaliteli bir sağlık hizmeti vermek ve bunun içinde öncelikle hastalarımıza zaman ayırmak istiyoruz. Bu anlamda, gerek İlaç Takip Sistemi’nden, gerekse Medula Eczane Provizyon Sistemi’nden kaynaklı aksaklıkların bir an önce giderilmesi gerekmektedir. E-reçete uygulaması da düşünüldüğünde Medula Eczane Provizyon Sistemi’nin mutlak suretle kesintisiz ve hızlı hizmet vermesi önem arz etmektedir.
Ayrıca biz eczacılar, muayene ücretlerinin eczaneler aracılığı ile tahsil edilme işleminin sona erdirilmesini istiyor, artık hastalarımızla karşı karşıya gelerek Sosyal Güvenlik Kurumu’nun veznesi muamelesine maruz kalmak istemiyoruz.
İlacın ucuz ve ulaşılabilir olması tüm eczacı örgütlerinin ortak söylemidir. Bu anlamda Sosyal Güvenlik Kurumunun Kamu Kurum Iskontosu uygulamaları, biz eczacılar tarafından onaylanan bir uygulamadır. Ama bizler, Kamu Kurum Iskontosu uygulamasının eczacıları devreden çıkararak konunun muhatabı olan ilaç firmalarından tahsil edilmesini istiyoruz.
Kamu Kurum Iskontolarından bahsetmişken, eczacılarımızın Kasım ayında yapılan fiyat indirimlerinden ve Kamu Kurum Iskontosu artışlarından kaynaklı stok zararı olan 129 milyon TL alacağı, aradan geçen yaklaşık altı aylık süreye ve yasal düzenlemelere rağmen ödenmemiştir. Bunun da bir an önce ödenmesi eczacılarımız için zorunluluktur.
Tüm bu olumsuzlukların yanında özellikle daha önceki dönemlerde, Türk Eczacıları Birliği ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında, İlaç Alım Protokolü görüşmeleri sırasında yaşanan krizlerin bu dönem yaşanmamasının ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliği arasında önceki yıllara göre daha iyi bir diyalogun sağlanmış olmasının, ilaç ve eczacılık hizmetlerinin vatandaşlarımıza sorunsuz ve kaliteli olarak sunulmasına katkı sağlayacağına inanıyorum. Oluşan bu olumlu havanın, önümüzdeki süreçte yaşanan sıkıntıların da ortak akıl ile çözüme kavuşturmasını bekliyor ve bu konuda görüşmelerin yapılacak çalışmalarla desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Saygıdeğer Konuklar,
Değerli Meslektaşlarım,
Bugünkü toplantımızın içeriğine uygun olarak kanaatimiz; e-reçete uygulamalarının hekim tarafından elektronik ortamda Sağlık Uygulama Tebliği kurallarına uygun bir biçimde düzenlenen reçetelerin, eczanelerce yine elektronik ortamda karşılanmasına imkân verecek bir uygulama olması halinde ülkemizdeki sağlık sistemi açısından büyük yarar sağlayacağıdır.
Eskişehir ‘deki pilot uygulama ile görülmüştür ki; sistemin ülke genelinde uygulamaya başlamadan önce başka pilot illerde uygulanarak, yavaş yavaş yaygınlaşması, kontrol edilmesi ve sayın İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanımın da bilgisi dahilinde olduğunu düşündüğüm, eksik ve aksaklıkların giderilmesi ile, ülke geneline yaygınlaşmasının doğru bir yöntem olacağını düşünüyoruz.
Eskişehir’de pilot olarak başlanan uygulamalarda yaşanan aksaklıkların bir kısmı çözülmüş olmakla birlikte;
* Hastaneler tarafından kullanılan yazılımların veri tabanlarındaki ilaç bilgilerinin medula ile farklılıklar gösterdiği görülmüştür.
* Piyasada bulunmayan ilaçların, medula da kayıtlı olması ile piyasada var olmayan bir ilacın reçetede yer alması söz konusu olmaktadır.
* İnsülin iğne uçları ve enjektörlerle ilgili olarak da uygulamanın ne şekilde yapılacağının belirlenmesi gerekmektedir.
* Hastane bilgi yönetim sistemlerindeki e-reçete uygulamaları birbirinden farklılık gösterebilmektedir. Buna göre hastane bilgi yönetim sistemleri için bir standart olmasının sistemin sağlıklı işlemesine fayda sağlayacağı düşünülmektedir.
* E- reçetede yazılı ilaçların eczacı tarafından hastaya verildiğinin ne şekilde kanıtlanacağının ivedi olarak protokolde tanımlanması gerekmektedir.
* E- reçetede ilaçların adet sayıları yazı ile belirtilememektedir.
* Medula Sisteminde sorun yaşandığında e-reçete yazılamamaktadır.
Yukarıda saydığım sorunlar Eskişehir Eczacı Odamız tarafından sistemin işleyişi ile ilgili aksaklıklar olarak ifade edilmektedir.
Saygıdeğer Konuklar,
Değerli Meslektaşlarım,
Konuşmama son verirken öncelikle; 6197 sayılı yasamızda yapılan değişikliğin, mesleğimizde yaşadığımız bir çok sorunu çözmesini diler, bugünkü toplantımıza katılımlarından ötürü Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanım başmüfettiş Sayın Mehmet ÖZDEMİR’e ve İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanlığı Şube Müdürüm Sayın Doktor Refik ALTUN’a ve beni sabırla dinlediğiniz için siz Değerli Konuklarımıza sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Ecz.Ersun ÖZKAN
Başkan