TEB 39.Dönem Merkez Heyeti 1.Bölgelerarası Toplantı Konuşması

TEB 39.Dönem Merkez Heyeti 1.Bölgelerarası Toplantı Konuşması

Merkez Heyetimizin Değerli Başkan ve Yöneticileri

Odalarımızın Değerli Başkan ve Yönetim Kurulu Üyeleri

Saygıdeğer Meslektaşlarım

Şahsım ve Adana Eczacı Odası Yönetim Kurulu adına hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyor, bölgelerarası toplantımızın sonuçları itibari ile mesleğimizde yaşadığımız sorunların çözümüne katkı sağlamasını temenni ediyorum.

Değerli meslektaşlarım,

Adapazarı ve Van’da yaşanan depremlerde, Zonguldak’ta yaşanan maden faciasında, Reyhanlı’da, Uludere’de, Gezi olaylarında yitip giden canlardan sonra maalesef, 13 Mayıs 2014 günü Manisa’nın Soma ilçesinde meydana gelen maden faciasında da insan hayatına hakkettiği önemin verilmemesi sonucu 301 yurttaşımız hayatını kaybetmiş ve ortaya çıkan katliam tablosuyla vicdanlardan silinemeyecek acıları da beraberinde getirmiştir.

Böylesi acıların bir daha yaşanmaması adına insan hayatına değer verilen ve yaşam hakkına saygı duyulan bir ülke temenni ederken bu olaylarda yaşamlarını kaybeden tüm vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.

Değerli meslektaşlarım,

Hepimizin uzun süredir beklediği Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik Eczacı Odaları ile paylaşılsın paylaşılmasın söylemleri arasında 12.04.2014 tarihinde Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmeliğin olumlu ve olumsuz yanlarıyla birlikte mesleğimize etkilerini önümüzdeki süreçte hep birlikte göreceğiz.

Fakat bölgemizde 15 -20 eczanemizin kapanmasına neden olacak olan, kendi içerisinde çelişen ve anayasaya aykırı olduğunu düşündüğümüz geçici birinci madde aleyhine yürütmeyi durdurma ve iptal istemiyle dava açtığımızı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Yönetmeliğin geçici birinci maddesi ile;

- 35metre karenin altında olan eczaneler faaliyetlerine devam ederek devir hakkına kazanmış durumdalar,

- Yine yapı kullanım müsaadesi olmayan kaçak yapılarda açılan eczaneler de faaliyetlerine devam ederek devir hakkı kazanmış durumdalar,

-Fakat aynı yönetmelik ile 35 metrekarenin üzerinde olan iskânı bulunan fakat sağlık birimi ile aynı müştemilatta bulunan eczaneler 24 ay içerisinde kapanmak zorunda bırakılıyor.

Değerli meslektaşlarım,

Yönetmeliğin diğer maddeleri ile ilgili olarak ise,

Yönetmelik yayınlanmadan önce söylediğimiz;

- Bu yönetmelik ile genç eczacıların ciddi mağduriyet yaşayacağını,

-İkinci eczacılık ve yardımcı eczacılık ile ilgili olarak eczacıların istihdamının yine eczacılar tarafından yapılacağını,

-İstihdam ile ilgili önlemler alınmadığı takdirde önümüzdeki 10 yıl içinde, bizleri 5-6 bin işsiz eczacı ile daha ciddi sorunların beklediğini,

-Yapı kullanım müsaadesi ve ruhsatlı olan bina bulmakta yaşanacak zorluklardan kaynaklı, eczane açılımlarına getirilen sınırlamaların yanı sıra aynı ilçe içerisinde nakil yapılamayacak duruma gelineceğini bu kürsüden bir kez daha sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ayrıca her toplantıda söylediğimiz ve bize göre bu yönetmeliğin tamamlayıcısı olan eczacılıkta emeklilik mutlaka hayata geçirilmelidir diye düşünüyorum.

Ama bugün Türk Eczacıları Birliği Eczacılıkta Emeklilik Komisyonunda tartıştığımız şekliyle, eczacıların bireysel emekliliklerinin Türk Eczacıları Birliği çatısı altında toplanması ve buradan yol yürünmesi eczacılarımızın ve bizlerin beklentilerini karşılamaktan çok uzak bir yöntem olarak durmaktadır.

Daha öncede söylediğimiz şekliyle eczacılıkta emekliliği hayata geçirebilmek için öncelikle;

TEB iktisadi işletmesi bünyesinde sigorta şirketi kurulmalı ve burada bir fon oluşturulmalıdır.

- Şu an SGK tarafından eczacılarımızın hesaplarına aktarılan reçete hizmet bedellerinden reçete başına 10-15 krş

veya

-SGK protokolü ile eczacılarımıza ödenen reçete başı hizmet bedeli tutarı 10-15 krş arttırılarak elde edilen yıllık 25-35 milyon TL

5 yılda ise 125-175 milyon TL gibi bir tutar eczacılarımızın hesaplarından bu fona aktarılabilir.

5. yılın sonunda 65 yaşın üzerinde eczanesini kapatarak emekli olacak eczacılarımıza da bir yanıyla maaş bağlanırken aynı zamanda normal emeklilik için tamamlaması gereken pirim tutarı da borçlandırılarak bağlanan emekli maaşından kesilebilir diye düşünüyoruz.

Tabii ki bu işler söylendiği gibi kolay değil ama en azından adı emeklilik olsun diye bir uygulama yapmak yerine bu konuda daha ciddi çalışma yapılması gerektiğinin altını bir kez daha çizmek istiyorum.

Değerli Meslektaşlarım,

İlaç firmalarının görüşleri doğrultusunda Bakanlık tarafından hazırlanan ve ilaç firmaları tarafından eczanelere verilen mal fazlalarının kaldırılmasına yönelik düzenlemeler içeren ilaç fiyat kararnamesi taslağı ile ilgili görüşlerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle ticari ıskontolarla ilgili yaşadığımız süreci tekrar hatırlamak gerekiyor.

Hepinizin hatırlayacağı gibi 2000’li yılların başında ticari ıskontolarımız . %10 idi.

Sonra bir gün dönemin Sağlık Bakanı Türkiye’ye 8000 eczane yeter diyerek bir gecede %10 ticari ıskontoları kaldırdı.

Biz eczacılarda yıllardır övünerek anlattığımız eczane kapama eylemlerimizi yaparak kayıplarımızın büyük bir kısmını geri almayı başardık.

Sonrası ise hepinizin bildiği gibi 2011 yılına gelindiğinde %10 olan ticari ıskontolar %3.2 civarına düştü ve 2011 Kasım sonrası ise ilaç firmaları tarafından tamamı kaldırıldı.

Yani dönemin sağlık bakanının söyleminden yaklaşık 10 yıl sonra ticari ıskontolarımız firmalar tarafından sıfırlanmış oldu.

Bize göre şimdi aynı senaryo mal fazlaları için oynanıyor.

İki yıldır mal fazlalarının kaldırılıp kaldırılmayacağı tartışılıyor. Tüm bu tartışmalardan sonra er yada geç ilaç firmaları kendi aralarında anlaşarak kademeli olarak mal fazlalarını düşürecek aynı ticari ıskontolarda olduğu gibi fırsat bulduklarında da tamamen sıfırlayacaklar.

Bu anlamda başkanlar danışma kurulu toplantısında da söylediğimiz gibi;

Tüm eczacıların aynı oranda faydalanamadığı, Eczacılar arasında etik bozulmalara neden olan, Eczacıları firmaların insafına bırakan mal fazlası uygulamalarının kaldırılması ve eczacı kar oranlarının arttırılması adına bu krizi fırsata dönüştürmek için çalışılması gerektiğine inanıyoruz.

Aksi takdirde ticari ıskontolarla ilgili yaşadıklarımızın bir benzerini, mal fazlaları konusunda yaşamamız halinde, birçok eczanemizin kapanmak zorunda kalacağını tahmin etmek çok zor olmayacaktır diye düşünüyorum.

Değerli meslektaşlarım,

Bugünlerde SGK ile protokol görüşmeleri yapıldığını biliyoruz. Protokol ile ilgili olarak beklentimiz ise ceza maddelerinin eczacı lehine basitleştirilmesi, suçlu ile suçsuzu ayırarak suçsuz eczacıyı korur hale getirilmesidir.

E-reçetenin, E-raporun ve E-imzanın olduğu bir dönemde artık eczacıların sahtecilikle suçlanması eczacılarımızı rencide ettiği gibi aynı zamanda da mahkemelerde kendilerini aklamaya çalışmak zorunda bırakmaktadır.

Değerli Meslektaşlarım,

Tabi ki tüm bunların yanında her zaman söylediğimiz ve bıkmadan usanmadan söylemeye devam edeceğimiz bazı başlıkları da unutturmamak adına sizlerle tekrar paylaşmak istiyorum.

-Bizler muayene ücretlerinin eczaneler tarafından tahsil edilmesine son verilmesini istiyoruz.

-KKİ uygulamalarının eczaneler üzerinden değil direk ilaç firmalardan tahsil edilmesini istiyoruz.

-Bir çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi eczacılara kutu başı bir hizmet bedelinin ödenmesi ve Eczacılıkta Meslek Hakkı uygulaması ile ilgili çalışmaların hızlandırılmasını ve bu çalışmaların projelendirilerek eczacılarla paylaşılmasını istiyoruz.

-Hastaların doktor ile ilişkisini koparan, aynı zamanda etik bozulmalara neden olan devam reçetesi uygulamasına son verilmesini istiyoruz.

İlaç firmaları tarafından KKİ uygulanmayan ilaçlarla ilgili SGK nezdinde yapılacak girişimlerle bir çözüm üretilmesini istiyoruz.

-Günü birlik tedavi uygulamasına son verilerek onkoloji reçetelerinin dağıtım kapsamına alınmasını istiyoruz.

2011 eczane stok zararlarının ve haftalık ilaç fiyat düşüşlerinden kaynaklı zararlarımızın tahsil edilmesini talep ediyor ve bekliyoruz.

Saygıdeğer Konuklar

Değerli meslektaşlarım

Sözlerime son verirken;

Bölgemizde SGK uygulamalarından kaynaklı eczacılarımızın yaşadığı mağduriyetleri, protokol görüşmeleri sırasında SGK yetkililerine anlatma fırsatı veren ve eczacılarımızın yaşadığı bu sıkıntıları çözeceklerine inandığım başta TEB Genel Sekreterim olmak üzere protokol görüşmelerine katılan merkez heyeti üyelerimize ve bölgelerarası toplantımızda göstermiş oldukları güler yüzlü ev sahipliğinden ötürü Malatya Eczacı Odamızın değerli Başkan ve Yöneticilerine teşekkür ediyor, hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.