TEB 40.Dönem Merkez Heyeti 2.Bölgelerarası Toplantı Konuşması  (29-11-2016)

Baro Başkanım,

Seyhan Belediye Başkanım,

Eczacılık Fakültemizin Değerli Dekanı,

SGK İl Müdürüm,

Merkez Heyeti Başkanım,

Tabip Odası Başkanım,

Eczacı Odalarımızın Değerli Başkanları,

Diş Hekimleri Odası Başkanım,

Veteriner Hekimleri Odası Başkanım,

Eczacı Kooperatifleri Birliği Başkanım,

GEK, EDAK, İSKOP, VE BEK’in Değerli Başkanları,

Saygıdeğer Konuklar,

Değerli Meslektaşlarım,

Şahsım ve yönetim kurulum adına hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor;

Adana Eczacı Odası Yönetim Kurulu olarak sizlerle birlikte olmaktan ve 40. Dönem 2. Bölgelerarası toplantımıza ev sahipliği yapmaktan büyük bir onur ve mutluluk duyduğumuzu belirtmek istiyorum.

Sağlık, ilaç ve eczacılık alanında yaşanan gelişmelerin, Türk Eczacıları Birliği çalışmaları ile eczacı odalarımızın görüşlerinin paylaşılmasının yanı sıra, Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan değerli katılımcıların bir araya gelerek etkileştiği sosyal, kültürel ve mesleki olarak paylaşımlarda bulundukları, karşılıklı sorunların içselleştirilerek ortaklaştırıldığı, birlikte mücadele ve dayanışma ruhunun pekiştirilerek, üst seviyelere çıkartıldığı Platformlardan biri olarak değerlendirdiğimiz 40. Dönem 2. Bölgelerarası toplantımıza hepiniz hoş geldiniz.

Saygıdeğer Konuklar,

Değerli Meslektaşlarım,

Üç gün boyunca sağlık ilaç ve eczacılık alanında yaşanan gelişmeleri, sıkıntıları, çözüm önerilerini hep birlikte konuşup tartışarak sorunlarımıza çözümler arayacağız. Ama görevi halk sağlığı ve insan olan bir meslek grubunun üyesi olarak bugün yaşamak zorunda bırakıldığımız; terörü, Suriye ve Irakta yaşanan ve dahil olduğumuz savaşları,15 Temmuz darbe girişimini ve tüm bunlarla birlikte demokrasi, hukuk ve özgürlükler konusunda yaşanan sıkıntıların da konuşulması ve tartışılması gerektiğine inanıyoruz.

Ne yazık ki uzun süredir artarak devam eden terörün hayatımızı eskisinden daha fazla tehdit ettiği bir süreci yaşıyoruz.

Başta büyük şehirlerimiz olmak üzere Türkiye’nin birçok bölgesinde terör ve şiddet insanlarımızın canını almaya devam ediyor.

Hemen yanı başımızda Irak ve Suriye de yaşanan ve ülkemizin de dahil olduğu savaşlar sonucu, ortaya çıkan insanlık dramının boyutları her gün biraz daha artarken, savaşın yıkıcı etkilerini de daha yoğun hisseder olduk.

Yaşanan acılar ve gözyaşları yetmiyormuş gibi, Demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçen 15 Temmuz darbe girişimiyle; yıllardır devletin her kademesine yerleşen, dini kendine araç olarak kullanan bir terör örgütünün demokrasi ve özgürlüklere vermiş olduğu zararın etkileri yıllarca sürecek gibi görünüyor.

Bu anlamda öncelikle yaşanan terör ve savaşın daha fazla can almadan bir an önce son bulmasını dilerken, kanser hücreleri gibi, devletin her kademesine yerleşen ve yayılan vatan hainlerinin,  bir an önce siyasetten ve bürokrasiden temizlenerek halkımıza yaşattıkları acıların cezasını çekmelerinin bir zorunluluk olduğunu belirtmek istiyorum.

Tarih bizlere bir kez daha göstermiştir ki; tüm bu acıları bitirebilmek ve bir daha yaşamamak adına Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün YURTTA SULH CİHANDA SULH ilkesinden yola çıkarak  DOĞRU AKLIN ÜRETTİĞİ BİRLİK, BARIŞ, KARDEŞLİK, CUMHURİYET, LAİKLİK, ÖZGÜRLÜK VE HUKUK GİBİ DEĞERLERE sahip çıkmalı ve bu değerlerin ULUSUYLA DEVLETİ AYAKTA TUTAN  DEĞERLER olduğu unutmamalıdır.

Saygıdeğer Konuklar ,

Değerli Meslektaşlar,

Fransız yazar Jean Paul Sartre’ın Üstüne vazife olmayanı dert edinendir, dediği AYDIN bir kentin en önemli değeri, en dinamik unsuru olmuştur.

Bir kenti sadece sahip olduğu aydın kimliği değiştirir, geliştirir ve dönüştürür.

Bir bina yığınını yaşanılacak yer haline getiren yine barındırdığı AYDIN kimliği dir.

Bu anlamda Adana günümüze dek yetiştirdiği ve Türk kültür tarihinde iz bırakan aydınlarıyla anılan bir kent olmuştur.

ORHAN KEMAL, YAŞAR KEMAL, MUZAFFER İZGÜ, YILMAZ GÜNEY, SUNA KAN, DEMİRTAŞ CEYHUN bunlardan sadece birkaçıdır.

Bu kadim topraklar;

Geleneksel romanın toplumsal acılara tanıklık eden yanını, İNCE MEMED ile anlatan YAŞARKEMAL in Çukurova insanı kokan satır arılarında, emek ve alın teri ile buluşturur bizleri.

Sanatın tüm insanlığa mal oluşunun birleştirici gücünün kanıtı olur İNCE MEMED.

YAŞAR KEMAL Çukurova’yı Toroslar yaratmıştır derken ORHAN KEMAL ile birlikte Çukurova nın edebiyatını yaratanlardan olmuştur.

Bu sadece dağın, ovanın, böceğin, çiçeğin edebiyatı değil, aynı zamanda başkaldırının da edebiyatıdır.

Şöyle öğütler YAŞAR KEMAL dünyanın bütün kötülüğüne başkaldır, bazen senin iyiliğin başkasının kötülüğüne de olabilir. Kendi iyiliğine de başkaldır.

Kent insanının çok renkli sesli dokusu

Sıra dışı özgün ve özgür bir estetik anlayışı ile, fikir ve sanat üreten YILMAZ GÜNEY in, günümüz insanının içten hikâyesini anlattığı görsel yapıtlarda buluşturur bizleri….

Yaşamın sadece ve ancak sözcüklerde değil, sözcük aralarındaki kararsız sessizliklerde akıp gittiğini bilmeyenlerin ülkesinde,

Bu iki büyük değer yasaklı onlarca yılın ardından ölümlerinden sonra sanat tarihindeki ölümsüz ve anıtsal değerlerine kavuşabildiler.

Saygıdeğer Konuklar ,

Değerli Meslektaşlarım,

Bu gün burada önemli bir toplantıyı gerçekleştirmek için bir aradayız. Mesleğimizi en doğru ve bilimsel nasıl gerçekleştirir ve geleceğe en iyi nasıl taşırızı konuşacağız.

Meslek örgütümüzün diğer sağlık meslek örgütleri ile birlikte sağlık sisteminin akılcı işleyişinde söz sahibi olması yanında, eczacının birer aydın olarak ülkenin ve dünyanın gidişatında sorgulayıcı, uyarıcı ve öncü olması gerekmektedir.

Birbirimiz ve meslektaşlarımız ile en çağdaş ve en doğru iletişim yolu olan bu birliktelikler, aynı zamanda birer aydın olmanın sorumluluğunu da hatırlatmalıdır bizlere..

Mesleğin ve yaşamın korunmasında, insanı- çevreyi koruyan, toplumsal birliği hedefleyen, ortaklaşmacı bir görev anlayışıyla hareket edilmesi ancak aydın kimliği ile mümkün olacaktır.

Saygıdeğer Konuklar,

Değerli Meslektaşlarım,

Sözlerime son verirken; demokrasilerin olmazsa olmazlarından biri olan seçim ile göreve gelen yöneticilerin, yine seçim ile gitmeleri gerektiğine olan inancım ile;

Düşüncelerini ifade etme şekillerinden ötürü İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu aleyhine açılan davayı yanlış bulduğumuzu bir kez daha sizlerle paylaşıyor,

Başta başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm öğretmenlerimizin önünde saygı ile eğiliyor ve öğretmenler günün kutluyor,

Bölgelerarası toplantımızın sonuçları itibari ile mesleğimizde ve birlikteliğimizde yaşadığımız sıkıntıları sona erdirmesini diliyor,

Büyük usta Yaşar Kemal in ‘O iyi insanlar o güzel atlara binip gittiler’dediği iyi insanların bir an önce geri dönmelerini diliyor, hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.